Arıburnu Muharebeleri


Birinci Dünya Savaşı’nın gidişatını değiştiren Çanakkale Muharebeleri; önce boğazda geçen ve 18 Mart 1915’te İngiliz ve Fransız donanmalarının yenilgisiyle sonuçlanan deniz harekâtı, bunu izleyen Gelibolu Yarımadası ve Anadolu yakasında geçen kara muharebeleri şeklinde cereyan etmiştir. Zamanın en ileri teknoloji ürünü silahlarıyla donatılmış üstün düşman kuvvetlerine karşı eski toplar ve yetersiz cephaneyle savunma yapmak zorunda kalan Türk birlikleri insanüstü mücadele vererek bir destan yaratmışlardır.

Deniz muharebelerindeki yenilgiden sonra karaya asker çıkarmak suretiyle Gelibolu Yarımadası’nı ele geçirmeye karar veren İtilaf devletleri, 25 Nisan 1915’te Arıburnu ve Seddülbahir bölgelerine çıkarma yapmışlardır. Arıburnu bölgesi için Avusturalya ve Yeni Zelandalılardan oluşan Anzak Kolordusu ile 2’nci Tali Filo görevlendirilmiştir.

Çıkarmanın Amacı

Müttefiklerin Çanakkale Seferi komutanı General Sır Ian Hamilton’un emrinde kullanabileceği kuvvet iki tümenli Anzak Kolordusu, 2 İngiliz tümeni ve bir Fransız tümenidir. Esas çıkarma sahili de Seddülbahir bölgesi olarak bilinen Gelibolu Yarımadası’nın güney ucudur. Ancak toplam mevcudu 75 bini bulan bu kuvvetin Seddülbahir sahillerindeki dar kumsallara çıkartılması olanaksızdır. Bu nedenle General Hamilton, Anzak Kolordusu için bir başka çıkarma sahili aramıştır. Bu sahil, Kabatepe’nin hemen kuzeyinden başlayan kumsal olarak belirlenmişti.

Eldek kuvvetin bir bölümünü farklı bir sahile çıkarmadaki amaç, bir yandan sahile çıkarılması gecikecek kuvvetleri bir an önce muharebeye sokmaktır. Diğer yandan da Anzak Kolordusu, asıl çıkarma bölgesinin daha kuzeyine çıkartılarak ileri harekata geçecek ve Seddülbahir Cephesi'ni savunan Osmanlı kuvvetlerinin geri hatlarını saracaktır. Anzak Kolordusu'nun ilk hedefi Conk Bayırı - Kocaçimen Tepesi hattını ele geçirerek Maltepe yönünde ilerlemektir. Sonraki aşama, Alçıtepe'yi işgal etmiş olan Seddülbahir kuvvetleriyle birleşerek Kilitbahir platosuna taarruz edilecektir...

Çıkarma planı

General Sır Ian Hamilton’un savaş planında iki tümenli Anzak Kolordusu’nun çıkarma sahası Kabatepe ile Küçük Arıburnu arasındaki kumsal bölgedir.

Plana göre bu çıkarma bölgesindeki kuvvetin taktik hedefi, Conkbayırı-Kocaçimentepe (305 m.) hattında Maltepe yönünde ilerlemek, Eceabat’da Çanakkale Boğazı’na ulaşmak ve Seddülbahir Cephesi’ndeki Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilme ve takviye hattını kesmektir.

Çıkarma yapacak Anzak Kolordusu Komutanı General William Birdwood’un planı; çıkarmaya müteakip, sahile ilk atılan örtü kuvvetinin, Kocaçimen – Conkbayırı – Kemalyeri – Kavak Tepe – Kabatepe hattını ele geçirmekti.

Çıkarma planı, olabildiğince fazla örtü kuvvetinin karaya atılması ve çok hızlı bir şekilde bu kuvvetin takviye edilmesini hedeflemektedir. Dört bin kişilik örtü kuvveti, Albay Sinclair Mac Lagan komutasındaki 3. Avustralya Tugayı, 1. İstihkam Bölüğü ve bir sahra hastanesinin yarı mevcududur. (1915 yılının Temmuz ayına kadar Avustralya ve Yeni Zelanda ordularında tugay komutanlarının rütbesi albaydı)

Bu kuvvetinin karaya atılması üç kademede planlanmıştır. İlk adımda 1.500 kişilik bölüm, ardından da 1.250’şer kişilik iki bölüm karaya çıkarılacaktır. Bu kademelendirme, eldeki çıkarma filikalarının kısıtlı sayıda askeri karaya taşımaya olanak vermesindendir. Bu örtü kuvvetinin karaya atılmasının ardından 1. Avustralya Tümeni’nin tümü hızla çıkartılacaktır. Plana göre saat 09:00’a kadar üç tugay sahile atılmış olacaktır.

Çıkarma öncesinde yapılan hava keşifleri ve çeşitli kaynaklardan gelen istihbarata göre, sahilin hemen gerisindeki sırtlarda Osmanlı savunması çok güçlü değildir. Bu istihbarata göre çıkarma öncesinde hazırlık ateşi açılması çok gerekli değildir ve yapılmamasına karar verilmiştir. Hem gerekli değildir hem de çıkarmanın bir baskın etkisi yaratacak olması açısından çok avantajlıdır. Örtü kuvveti, Osmanlı'nın zayıf kuvvetlerini sahile hakim sırtlardan atarak hızlı bir şekilde bu sırtları işgal edecekler ve Osmanlı karşı taarruzlarını karşılayabilecek şekilde tahkim edeceklerdir. Çıkarmanın ve çıkarmanın taktik hedefinin sağlanabilmesi için bu zorunludur.

Bu çerçevede örtü kuvvetini oluşturan 1. Avustralya Tümeni’nin 3. Tugayı, Conkbayırı’ndan Kabatepe’ye kadar uzanan sırtı ele geçirmekle görevlidir. Hemen ardından sahile çıkacak olan 2. Avustralya Tugayı ise Kocaçimen Tepe’den Balıkçı damları’na kadar olan kesimi tutarak çıkarma sahilinin sol kanadını tutacaktır. 1. Avustralya Tümeni’nin 1. Tugayı ise ihtiyat olarak tutulacaktır.

5. Ordu Komutanı General Sanders’in kişisel değerlendirmesi ve Çıkarma öncesinde yapılan hava keşifleri ve çeşitli kaynaklardan gelen istihbarata göre, sahilin hemen gerisindeki sırtlarda Osmanlı savunması çok güçlü değildir. Bu istihbarata göre çıkarma öncesinde hazırlık ateşi açılması çok gerekli değildir ve yapılmamasına karar verilmiştir. Hem gerekli değildir hem de çıkarmanın bir baskın etkisi yaratacak olması açısından çok avantajlıdır. Örtü kuvveti, Osmanlı'nın zayıf kuvvetlerini sahile hakim sırtlardan atarak hızlı bir şekilde bu sırtları işgal edecekler ve Osmanlı karşı taarruzlarını karşılayabilecek şekilde tahkim edeceklerdir. Çıkarmanın ve çıkarmanın taktik hedefinin sağlanabilmesi için bu zorunludur.

Osmanlı savunma düzeni

Arıburnu Cephesi de Seddülbahir Cephesi gibi Albay Halil Sami Bey’in 9. Tümeni’nin savunma bölgesidir. Albay Halil Sami Bey, bu bölgede Yarbay Mehmet Şefik Bey komutasındaki 27. Alay’ı görevlendirmiştir. Alay’ın mevcudu iki bin kadardır. Yarbay Mehmet Şefik Bey, Mareşal Sanders’in savunma düzeni gereği emrindeki 2. Tabur’u kıyıların gözetleme ve savunması için yaymış, diğer iki taburunu Eceabat’ın batısındaki zeytinliklerde konuşlandırmıştır. Bölüğün ağır makineli tüfek bölüğü (dört tüfek) buradadır. 2. Tabur, Azmakdere – Çamtepe arasındaki 12 km.lik bir kıyı şeridine yayılarak düzenlenmiştir ve bir tabur için fazlasıyla uzundur. Yarbay Mehmet Şefik Bey, Tabur Komutanı Binbaşı İsmet Bey'e verdiği emirlerle, taburun üç bölüğünü tüm sorumluluk bölgesindeki kıyılara yayarken dördüncü bölüğü Kabatepe'nin 1,5 km. doğusunda ihtiyata almıştır. Tabur karargahı da buradadır ve Alay karargahı ile telefon bağlantısı vardır. Bölükler kuzeyden güneye doğru 8., 7. ve 6. bölüklerdir ve sahillere takımlar halinde, yer yer manga düzeyinde yayılmıştır. Taburun görev bölgesinde 9. Tümen’in üç topçu bataryası bulunmaktadır. Bir dağ bataryası olan 7. Batarya, Kanlısırt üzerinde bulunmaktadır ve Kabatepe kıyılarını kuzeyden yan ateşi altına alacak şekilde konuşlandırılmıştır. Diğer iki batarya ise Kabatepe’nin doğu yamaçlarında bulunmakta ve ateş bölgesi Kabatepe kuzeyindeki kumsal ve Arıburnu sahilleridir.

İhtiyatın özellikle Kabatepe gerisine alınması ve bataryaların ateş yönlerinin ayarlanma şekli, Alay Komutanı’nın bu bölgeye verdiği önemi göstermektedir. Kabatepe’nin hemen kuzeyinde, bir çıkarma harekatı için çok uygun, 1 km. uzunlukta bir kumsal bulunmaktadır. Buraya yapılacak bir çıkarma harekatı, Yarımada’nın derinliklerine doğru yelpaze gibi yayılmak konusunda olanaklara sahip olurdu. Alay Komutanı’nın öngörüsü son derece yerindedir. Gerçekte Anzak Kolordusu’nun planlanan çıkarma kumsalı burasıydı. Akıntı nedeniyle bu bölgenin 1.5 km. kadar kuzeyine, daha sarp kıyılara çıkmışlardır ama, bu yüzden daha zayıf bir direnmeyle karşılaşmışlardır. Çıkarma yapılan bölgede iki manga güçünde bir Osmanlı kuvveti bulunmaktadır.

Taburun 8. Bölük Komutanı, 25 Nisan gecesinin ilk saatlerinde açıklarda bazı belirsiz karaltılar gözlemiş, durumu geriye bir haberci göndererek Tabur Komutanı’na rapor etmiştir. Tabur komutanı ise telefonla 27. Alay karargahına bildirmiştir. Alay Komutanı Yarbay Mehmet Şefik Bey, telefonla 9. Tümen Komutanlığı’ndan emir talep etmiştir. Tümen Komutanlığı’ndan saat 05:45’de ileri hareket için emir gelmiştir. Arıburnu sahillerinde bir çıkarma hareketi beklenmesi gerektiği yönündeki haberlerin Tümen Komutanlığı’na ulaştığı sıralarda, Seddülbahir’deki çıkarma hareketleri başlamıştı. Tümen Komutanlığı’nın 27. Alay’a ileri hareket emri vermesindeki gecikme bu nedenle idi.

Anzakların Yaptıkları Çıkarma Harekâtı  19’uncu Tümen Komutanı Kurmay Albay Mustafa Kemal (ATATÜRK)

İlk çıkarmanın Kabatepe-Arıburnu arasındaki bölgeye yapılması planlanmış olmasına rağmen çıkarma araçlarının akıntının etkisi ile kuzeye kayması sonucu Büyük ve Küçük Arıburnu bölgesine çıkarma yapılmıştır. Arıburnu bölgesine çıkan Anzak Kolordusunun karşısında, gözetleme görevi yapan iki mangadan ibaret bir Türk birliği bulunuyordu. Anzakların şiddetli topçu ve donanma ateşleri karşısında inatla direnen bu birliğin imdadına 27’nci Alay yetişerek Kemalyeri-Merkeztepe genel istikametinde Anzak kuvvetleri üzerine taarruza başlamıştır. Bu sırada 19’uncu Tümen Komutanı olan Kurmay Yarbay Mustafa Kemal (ATATÜRK), kendi inisiyatifini kullanarak 57’nci Alay ile bir dağ bataryası ve bir sıhhiye müfrezesini Kocaçimen’e yöneltmiş ve Conkbayırı’na doğru ilerleyen Anzak kuvvetlerine karşı taarruza geçmiştir.

  Kurmay Albay Mustafa Kemal Conkbayırı’ndan Cepheyi İncelerken Kurmay Albay Mustafa Kemal, Esat (BÜLKAT) Paşa ve Diğer Komutanlar  

Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Conkbayırı’na çıkarken dağınık olarak çekilmekte olan bir er grubuna: “Neden çekiliyorsunuz? Düşmandan kaçılmaz, düşmanla savaşılır. Cephaneniz kalmadıysa süngüleriniz vardır. Süngü tak, yere yat...” komutu vererek olaya tam zamanında el koymuştur. 57'nci Alaya da: “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar gelebilir.” şeklinde taarruz için emirler vermiştir. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’in emrindeki birliklerin İtilaf donanmasının yoğun bombardıman ateşi altında Anzaklar üzerine yaptıkları taarruz sonucunda buradaki Anzakların ilerlemesi durdurulmuştur. Kilit noktası durumunda olan Conkbayırı ve Kocaçimen Tepelerinin tutulması sağlanmış ve Anzaklar geri çekilmeye mecbur edilmiştir.

Güneyden taarruz eden 27’nci Alayın harekatı da başarılı olmuş ve Anzaklar hem güneyden hem de kuzeyden dar bir kıyı şeridinde sıkıştırılmıştır.

Başkomutan Enver Paşa ile 5’inci Ordu Komutanı Liman Von Sanders birlikte bir plan hazırlamışlar ve Arıburnu’ndaki İtilaf kuvvetlerini yerlerinden söküp atmak üzere yeni bir taarruz yapmaya karar vermişlerdir. 19 Mayıs 1915’te yapılan taarruz, İngiliz ve Anzakların çok şiddetli, etkili yan ateşi yapan makineli tüfeklerinin, piyade ateşlerinin ve el bombalarının etkisiyle durdurulmuştur. Türk birlikleri eski mevzilerine dönmüşler ve burada bulundukları hatları savunarak tahkime çalışmışlardır. Bundan sonra muharebeler, mevzii muharebelerine dönüşmüştür. Mayıs ayının sonlarına doğru Arıburnu bölgesindeki muharebeler şiddetini kaybetmeye başlamıştır.

Türk ve Anzak Birliklerinin Karşılıklı Taarruzları

Arıburnu bölgesinde karşılıklı taarruzlar 1915 yılı Ağustos ayına kadar sürmüştür. Ancak 27 Nisan 1915’te oluşan mevziler (Cesarettepe doğusu-Bomba Sırtı-Kırmızı Sırt-Kanlısırt) değişmemiştir.

Kırmızı Sırt Mevkiinde Bir Türk Açık Siperi Siperdeki Nöbetçilerimiz  

İngilizlerin 6 Ağustos’ta Arıburnu’na yeni kuvvetler çıkararak Kanlısırt istikametinde taarruza başlamaları sonucu muharebeler şiddetlenmiştir. Yapılan karşılıklı taarruzlar sonucunda çok kanlı muharebelere rağmen bir sonuç elde edilememiş ve İngilizlerin Kanlısırt’a yönelttikleri taarruzlar Türk birlikleri tarafından püskürtülmüştür. Ancak Türk taarruzları da İngilizlerin çok sayıda el bombası kullanması sonucu durdurulmuştur.

Türk Askeri Siperde Çanakkale Şehitleri Anıtı

İngilizler, 6 Ağustos 1915’te Conkbayırı’na da taarruza geçmişlerdir. Böylelikle Conkbayırı güneyi-Kocaçimen blokuna hâkim olan İngilizler, Çanakkale Boğazı’na ulaşarak boğazı kontrol eder duruma geleceklerdi. Bu bölgede bulunan 19’uncu Tümen Komutanı Kurmay Albay Mustafa Kemal, birlikleri ile yaptığı başarılı savunma ve karşı taarruzlar sonunda İngilizlerin taarruzlarını sonuçsuz bırakmış ve İngilizlerden önce Conkbayırı ve Kocaçimen Tepesi bölgesini kapatarak onların amaçlarına ulaşmalarını engellemiştir.

Aralık 1915’e kadar Arıburnu bölgesinde önemli bir gelişme olmamış, zaman zaman mevzi çatışmaları devam etmiştir. Ancak bu tarihten sonra İtilaf devletleri, Çanakkale Cephesi’ne kuvvet ayıramayacaklarını, buradaki amaçlarına ulaşamayacaklarını ve Türk birliklerinin bölgedeki savunmasını söküp atamayacaklarını; kısacası Çanakkale’nin geçilmez olduğunu anlamaları sonucunda 7 Aralık 1915’te Çanakkale Cephesi’nin boşaltılmasına karar vermişlerdir. İngilizler 8-20 Aralık 1915’te Anafartalar ve Arıburnu bölgelerini boşaltmışlardır.


Kaynak .... :
http://www.tsk.tr/8_TARIHTEN_KESITLER
http://tr.wikipedia.org/wiki/