Çanakkale Deniz Zaferi


Birinci Dünya Savaşı’ndaki cephelerden birini oluşturan Çanakkale Cephesi, Türk tarihinde ayrı bir öneme sahiptir. Bu cephe İtilaf devletlerinin Batı Cephesi’nde yaşadıkları çıkmazı gidermek, İstanbul’a ulaşmak ve Rusya’ya destek göndermek gibi hususlar dikkate alınarak açılmıştır.

Savaş öncesi

Birleşik Krallık Donanma Bakanı Winston Churchill daha 1914 Eylülünde Çanakkale Boğazı'nın işgalini başbakan Herbert Asquith'e teklif etmişti. Amacı Almanya'ya karşı yeni bir cephe ve aynı zamanda Rusya İmparatorluğu'na yardım yolu açmaktı. Osmanlılar ise yaklaşan savaşa hazırlanmaktaydılar ve Ekim 1914'te Boğaz'ı İtilaf Devletleri'ne kapattılar.

Çanakkale Müstahkem Mevkii mevzilerine ilk deniz taarruzu, daha İngiltere Osmanlı İmparatorluğu'na resmen savaş ilan etmeden önce Churchill'in emriyle, Rusya'nın Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etmesinin hemen ardından 3 Kasım 1914 sabahı yapıldı. 28 gemilik İngiliz-Fransız filosundan iki İngiliz gemisi (Indomitable ve Indefatigable) Ertuğrul ve Seddülbahir, iki Fransız gemisi (Suffren ve Vérité) de Kumkale ve Orhaniye tabyalarını 17 dakika süre ile bombaladılar. Seddülbahir tabyasındaki subay ve erat, menzilleri yetmediğinden silahları kullanamadılar ve cephaneliğe sığındılar. Cephanelik bir metre kalınlığında beton tavan ve onun üstünde iki metre kalınlığındaki toprağın altındaydı. Top mermilerinden biri bu tavan örtüsünü delerek cephaneliğin içinde patlayınca bir ton barut ve 360 top mermisi de patladı.[kaynak belirtilmeli]

3 Kasım taarruzunda 40'ı Alman toplam 150 kişi kayıp verilmiş, Seddülbahir tabyası ağır hasar görmüştür. Osmanlı tarafı 5 subay, 80 erat şehit, 1 subay, 20 erat yaralı olmak üzere 106 kayıp vermiştir.[kaynak belirtilmeli]

Saldırının amacı tahkimatların gücünü ve Osmanlı tarafının cevabını ölçmekti. Sonuçlar İngilizleri cesaretlendirmiştir. 11 Ocak 1915'te, Churchill'in isteğiyle, Kraliyet Donanmasının Akdeniz Filo komutanı Amiral Sackville Carden Çanakkale Boğazı'na kapsamlı bir saldırı planı sundu. 13 Ocak 1915'te Britanya Savaş Konseyi planı onaylayınca saldırı hazırlıkları hızla başladı

Taraflar

Osmanlı: Çanakkale Müstahkem Mevkii


Çanakkale Boğazı'nın savunması kolordu düzeyindeki Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı sorumluluğundadır. Çanakkale Deniz Savaşı öncesinde Mevkii, Cevat Paşakomutasındaydı.[kaynak belirtilmeli] Cevat Paşa'nın emrinde iki piyade tümeni ve çeşitli topçu bataryaları ve destek kıt'aları bulunmaktaydı. Seferberlik ilanının hemen ardından (3 Ağustos 1914), denizde görev yapamayacak kadar eski askeri gemilerden sökülen toplarla yeni bataryalar oluşturulmuştu. Değişik çapta 230 top bulunmasına karşın bunlardan çoğu oldukça eski, en iyilerinin bile atış menzili 7-8 km civarında olup, sadece 82 adeti donanma toplarıyla düello edebilecek nitelikteydi. Almanya'ya bir miktar uzun menzilli ağır top ve cephane siparişi verilmişti. Ancak sözkonusu sipariş, Almanya ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki kara yolu üzerinde bulunan Bulgaristan ve Romanya'nın savaşta henüz tarafsız konumda olmas nedeniyle Çanakkale Deniz Savaşı boyunca Osmanlı makamlarına teslim edilemedi.

Çanakkale Boğazı’nın savunma düzeni, her iki kıyıda konuşlandırılmış topçu bataryaları ile boğaza döşenmiş olan mayın hatlarıdır.

Karadaki topçu bataryaları üç sıra halinde tertiplenmiştir. Dış savunma, orta savunma ve iç savunma (merkez tahkimatı) düzenidir. Boğazın ana savunma düzeni, Merkez Tahkimat kesimidir. Uzun menzilli toplar ve mayın hatları Merkez Tahkimat bölgesinde yerleşiktir. Ayrıca düşman gemilerini yanıltmak için üç tahkimat bölgesinde de sahte topçu mevzileri yapılmış, bunlara sis çıkartacak araçlar eklenmişti. Böylece bu sözde bataryalar ateş açar görünümü vererek düşman gemilerinin ateşini üzerlerine çekeceklerdi.

Dış Tahkimat, Gelibolu Yarımadası’ndaki Ertuğrul ve Seddülbahir, Anadolu yakasındaki Kumkale ve Orhaniye tabyalarıdır. Onbeş santimlik 19 ağır top, 6 havan ve 4 adet “mantelli” adı verilen eski model toplardan oluşur. Hepsi, “çakılı” yani sabit toplardır.

Orta tahkimat, her iki sahildeki 15 cm.lik 24, 12 cm.lik 8 top, 21 cm.lik 10 havandan oluşan, toplam 42 namludur. Bu tahkimat, hareketli toplardan oluşmaktadır. Orta tahkimatın görevi, mayın tarama gemilerini engellemek ve diğer gemilerin gerideki merkez tahkimatı dövmelerini engellemekle görevliydiler.

Merkez tahkimat ise Avrupa Yakası’nda Degirmendere, Namazgah, Anadolu Hamidiyesi (Hamidiye 2), Anadolu Mecidiyesi, Anadolu Yakasında Na'ra, Rumeli Mecidiyesi, Çimenlik, Rumeli Hamidiyesi (Hamidiye 1), Dardanos, Mesudiye olmak üzere on tabya (topçu bataryası) halinde düzenlenmiştir. Tahkimatlarda menzilleri 16,9 km. olan 35,5 cm.lik 24, diğerleri daha küçük çaplarda olmak üzere toplam 137 top bulunmaktaydı. Boğazın asıl savunması bu bataryalar sayesinde sağlanacaktı.

Mayınlar ise Merkez Tahkimat bölgesinde, genişliği 1,5 km ile boğazın en dar yeri olan Soğandere-Dardanos önlerinden güneye doğru her iki kıyıya dik olarak sıralanmış 10 hat halindeydi. Mart 1915 ayı başlarında bu 10 hatta 377 [kaynak belirtilmeli] mayın dökülmüş durumdaydı. Üç hattaki 133 mayın Nusret, dört hatta 114 mayın İntibah, iki hatta 48 mayın Selanik, bir hatta 37 mayın Samsun gemileri tarafından dökülmüştür.

İtilaf Devletleri: Birleşik Donanma


Birleşik Donanması'nın panoramik görüntüsü

Saldırı gücü için Carden'in Akdeniz filosu güçlü savaş gemileriyle desteklendi. Zamanın en ileri teknolojisine sahip İngiliz donanması, Fransız filosunun ve sembolik de olsa Rusya'nın (Askold gemisi) desteği ile dünyanın en büyük donanmasını oluşturuyordu.[kaynak belirtilmeli] Asker sıkıntısı nedeniyle harekat başlangıçta sadece deniz kuvvetlerine dayanmaktayken, Şubat başında, kraliyet denizcilerine destek olmak üzere 29. Britanya Tümeni de Mısır'da eğitim görmekte olan Avustralya ve Yeni Zelanda birliklerine katıldı. Savaşın o aşamasında, bu kara birliklerinin Boğaz'da değil İstanbul'un işgalinde kullanılması öngörülmekteydi.


İtilaf donanmasının amacı, Çanakkale (Çimenlik) ve Kilitbahir tabyalarıyla, mayın bölgesini savunan sabit ve seyyar bataryaları susturmak, mayınları tarayarak 800 metre genişliğinde serbest bir geçit açtıktan sonra Marmara’ya girmekti. Bu amaç doğrultusunda 3 Kasım 1914’te başlattığı bombardımanı 18 Mart 1915’e kadar birkaç kez tekrarladı. Bu bombardımanlarda methal (giriş) bataryaları tamamen susturmakla birlikte istenilen başarı elde edilemedi.


İtilaf donanmasının 18 Mart 1915’te başlattığı bombardıman hem İtilaf devletleri hem de Türk ordusu için dönüm noktası oldu. 18 Mart günkü bombardımanda merkez grubundaki bütün tabyalar yoğun ateş altına alındı. Buna rağmen bu tabyalardan açılan ateşler İtilaf donanması üzerinde etkili oldu. Anadolu Hamidiye Tabyası tarafından ateş altına alınan Bouvet gemisi çok kısa sürede battı. Geminin batmasında Nusret Mayın gemisinin 8 Mart 1915’te döktüğü mayınların büyük etkisi görüldü.


Daha sonra Irresistable gemisi isabet alarak akıntıyla önce Karanlık Liman ve sonra Dardanos Bataryası doğrultusunda sürüklendi. Saat 19.30’da battı. Irresistable’ın yanına gelmekte olan Ocean da isabet aldı, akıntıyla Morto Körfezi’ne girdi ve saat 22.30’da battı. Inflexible, Suffren ve Gaulois savaş gemileri de ağır yara aldı.


Bu durum karşısında Birleşik Filo Komutanı, gemilerine Bozcaada’ya çekilme emri verdi.

Yaklaşık yedi saat devam eden şiddetli muharebe sırasında İtilaf devletleri donanması Türk mevzilerine tonlarca mermi yağdırmıştır. Bu kadar yoğun bir ateşe rağmen Türk ordusunun zayiatı 24 şehit, 43 yaralıdır. Dört ağır top harap olmuş, üç top hasara uğramış bir cephanelik infilak etmiştir. İtilaf devletlerine ait donanmada ise, üç muharebe gemisi (Bouvet, Irresistable, Ocean) batmış, iki muharebe gemisi bir muharebe kruvazörü de (Inflexible, Gaulois, Suffren) ağır hasara uğramıştır. İnsan zayiatı çoğu ölü olmak üzere 800 kişiyi bulmuştur.

Deniz harekâtı, Birleşik Filonun savaş gücünün üçte birini yitirdiği ağır bir yenilgiyle son bulmuş; ancak bu yenilgi Çanakkale Cephesi’nin tamamen kapanmasına yol açmamıştır. İtilaf devletleri kara gücünün de dahil edildiği yeni bir taarruz hazırlığı içine girmiştir.

18 Mart Deniz Zaferi, Türk askeri için 25 Nisan 1915’te başlayan kara muharebelerinde büyük bir moral kaynağı olmuş, bu ruhla yapılan savaşta İtilaf güçleri tamamen Çanakkale Cephesi’nden atılmıştır.


Kaynak .... :
http://www.tsk.tr/8_TARIHTEN_KESITLER
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87anakkale_Deniz_Harek%C3%A2tlar%C4%B1