ÖNEMLİ GÜNLER... KURULUŞLAR...
Kırım Savaşı


Kırım Savaşı, Rusya’nın hem sıcak denizlere açılma siyasetinin hem de Çar I. Nikola’nın “hasta adam” dediği Osmanlı Devleti’ne son vererek topraklarına hâkim olma anlayışının bir sonucu olarak çıkmıştır. 3 Temmuz 1853’te Prut Nehri’ni geçen Rus ordusu, Eflak - Boğdan (Memleketeyn)’a girerek savaşı fiilen başlatmıştır. Bu durum üzerine Osmanlı Devleti Hükûmeti 4 Ekim 1853’te Rusya’ya resmen savaş ilan etmiştir. Böylece Tuna boylarından Kars’a kadar uzanan sahada iki yıldan fazla sürecek olan Kırım Savaşı başlamıştır.

Rusya’nın Balkanlar ve Boğazlar üzerindeki talepleri, olayı uluslararası bir sorun boyutuna taşımış; savaşın başlamasından beş ay sonra İngiltere ile Fransa’nın, bir yıl sonra da Piemonte (Sardunya) Krallığı’nın Osmanlı Devleti’nin yanında yer almasıyla bir ittifak savaşına dönüşmüştür. Osmanlı Devleti’ni Rusya’ya karşı ayakta tutmak, İngiltere ve Fransa’nın o dönemdeki politikaları arasında önemli yer tutuyordu. Bu savaşın ilk safhası Rumeli ve Anadolu (Kafkas) cephesinde, ikinci ve son safhası da müttefik İngiliz, Fransız ve Sardunya kuvvetleriyle Kırım’da cereyan etmiştir. Kırım Savaşı’nda Osmanlı Ordusu; Rumeli ve Anadolu Ordusu olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

Kırım Savaşı'nda İstanbul'a Gelen müttefik orduaskerleri Üsküdar'da (15 Temmuz 1854) İstanbul’a gelen Fransız ve İngiliz askerlerinin bir kısmı Kuleli Kışlası’na yerleştirilmiştir.(1854)

Rumeli Cephesi’nde Harekâtın Gelişimi

Ruslar, 3 Kasım 1853’te Vidin tarafındaki kuvvetlerini de kullanarak Osmanlı Ordusu’na taarruz etmiş; ancak yenilerek geri çekilmişlerdir. 5 Ocak 1854’te Kalafat civarındaki Çatana’da tekrar yenilgiye uğratılmışlardır. 23 Mart 1854’te yeniden ileri harekâta başlayarak Maçin ve Köstence’yi işgal etmişler, Silistre’yi ise kuşatmışlardır. Avusturya’nın müdahalesi ve 14 Haziran 1854 tarihli İstanbul Anlaşması’yla Eflak ve Boğdan’ın Avusturya tarafından işgal edilmesi üzerine Ruslar kuşatmayı kaldırarak çekilmiştir.

Anadolu Cephesi’nde Harekâtın Gelişimi


Batum Ordusunun 24 Ekim 1853’te baskınla ele geçirdiği Şekvetil’i (Sen Nikola) geri almak için Rusların 18, 19 Kasım 1853 ve 13 Ocak 1854 tarihlerinde yaptıkları taarruzları başarısız olmuşsa da Gümrü çevresinde 16 Kasım 1854’ten beri devam eden harekât, Osmanlı ordusu için mağlubiyetle sonuçlanmıştır. Rusların, 12 gemilik Türk filosunu 30 Kasım 1853 tarihinde Sinop’ta ani bir baskınla yakması boğazların Rus tehdidi altında olduğunu göstermiştir. Bu durum üzerine İngiltere ve Fransa, 12 Mart 1854’te Osmanlı Devleti’yle ittifak anlaşması imzalayarak 27 Martta Rusya’ya harp ilan etmişlerdir. Bu gelişmeye rağmen Rusların Doğubeyazıt kesimindeki taarruzları başarılı olmuş ve Osmanlı Ordusu 29 Temmuz 1854’ten itibaren Erzurum’a doğru geri çekilmeye başlamıştır. 16 Haziran 1855’te Kars’a karşı Rusların başlattığı kuşatma harekâtı sonucunda şehir teslim olmuştur.

Kırım Çıkarması ve Buradaki Muharebeler

Bu savaşa “Kırım Savaşı” adının verilmesi; kesin sonucun orada alınması ve müttefiklerin yalnız Kırım’da savaşmaları dolayısıyladır. Müttefikler, Tuna boylarından atılan Rusya’yı barışa zorlamak için savaşı Kırım’a taşımaya karar vermişlerdir. İngiliz ve Fransız donanmaları Rus donanmasını baskı altında bulundurmak için Mart 1854 sonunda Karadeniz’e açılmıştır. İlk çıkarma 15 Eylül 1854’te eski kale bölgesine yapılmış; dört gün içinde İngiliz, Fransız ve Türk kuvvetlerinden oluşan müttefik ordusu karaya çıkarılmıştır. 19 Eylül 1854’te Sivastopol istikametinde gelişen ileri harekât, şehrin bir yıl boyunca kuşatılmasına dönüşmüştür. Osmanlı kuvvetlerinin Malakoff istihkâmlarını ele geçirmesi üzerine Ruslar 10 Eylül 1855’te Sivastopol’u boşaltmak zorunda kalmıştır.

Sivastopol Panoraması Malakoff İstihkâmlarının Zaptı (Adolphe Yvon-Askeri Müze)

Ruslar, Avusturya’nın da müdahalesi üzerine 16 Aralık 1855’te barışa razı olmuştur. 30 Mart 1856’da Osmanlı Devleti; Rusya, İngiltere, Fransa, Piemonte, Avusturya ve Prusya’nın katılımıyla savaşı sonlandıran Paris Barış Anlaşması’nı imzalamıştır. Bu anlaşmaya göre Osmanlı Devleti’nin en büyük kazancı; Avrupa devletler topluluğuna dâhil olması ve topraklarıyla bağımsızlığının garanti altına alınmasıydı. Diğer devletlere göre en büyük kazanç, Rusya lehine bozulmakta olan devletler dengesinin yeniden tesisi olmuştu. Buna karşılık Eflak, Boğdan ve Sırbistan’a ait imtiyazlar genişletilmiş, Osmanlı Devleti’ne şeklen bağlı hâle getirilmiş olan bu eyaletlerin dokunulmazlığı, Batı devletlerinin garantisine verilmiştir.

Savaşın anlam ve önemi

  • Kırım Savaşı, Osmanlı devletine yardım etmekten çok, Avrupa'nın siyasal statüsü ile ilgili idi.
  • Birleşik Krallık için önemli olan husus, Avrupa'daki güç dengesiydi ve bunun Birleşik Krallık aleyhine bozulmasına izin verilemezdi.
  • Bu nedenle, Avrupa'nın statükosu tek taraflı iradelerle değil, "Avrupa uyumu" içinde diplomasi yoluyla yapılmalıydı.
  • Özellikle 1848 yılında çıkan Macar ayaklanmasının Rusya tarafından kanlı bir şekilde bastırılmasıyla yara alan Avrupa özgürlükleri korunmalı ve dengeleri Rusya'nın tek başına bozmasına göz yumulmamalıydı.
  • Fransa'ya göre başarının anahtarı Birleşik Krallık ile anlaşmaktan geçiyordu ve Kırım Savaşı bunun için bir fırsattı.
  • Birleşik Krallık ile Fransa'nın ortak düşüncesi ise Rusya'nın Avrupa dışında tutulmasıydı.
  • Rusya, Avrupa dışında tutulabilir ve büyük devlet statüsünden indirilebilirdi.
  • Polonya (Lehistan) yeniden kurulabilirdi.
  • Osmanlı Devleti zamansız bir dağılmadan kurtulabilirdi.
  • Fransa Avrupa'da yeniden üstün duruma gelebilirdi.
  • Tüm bunlara karşı Prusya başta olmak üzere merkezi Avrupa devletleri bu düşüncelere karşıydı.
  • Özellikle Avusturya, savaş sonunda yapılacak antlaşmadan ve ortaya çıkacak yeni statükodan endişeli idi.
  • Kısacası; batılı devletler "neye" karşı savaşacaklarının bilincinde olmakla birlikte "ne" için savaşacaklarını tam bilmiyorlardı. Dolayısıyla, gerçek barış antlaşması hemen hemen hiçbir sorunu çözemedi.
  • Rusya ile Batı Avrupa'nın arası gergindi. Yani bir nevi Soğuk savaş vardı. O aslında bir Rus-Osmanlı savaşından çok Rus-Batı savaşı idi.

    Savaşın Sonuçları

    Kâğıt üzerinde, savaşın galiplerinden olan Osmanlı devleti, aslında savaştan çok büyük zarar alarak çıkmıştır. Çok pahalı olan bu savaşı yürütebilmek için Osmanlı devleti, ödeme yeteneğinin çok üstünde borç almıştır. Endüstrileşmeyi kaçırdığı için ekonomisi çağdışı kalmış olan devlet, bu borçların altından kalkamayacak ve 1881 yılında II. Abdülhamit döneminde Düyunu Umumiye idaresinin kurulmasıyla, Avrupalı devletlerin mali denetimi altına girip, yarı sömürge olacaktır. Özellikle Fransa'daki Yahudi Rothschild Ailesinin sahibi olduğu bankalardan alınan borçlar sonucunda, Yahudilerin vaat edilen topraklara yerleşmesine engel olunamamıştır.

    Kırım Savaşı'nın sonunda ilan edilen Islahat Fermanı, Osmanlı reform hareketlerinde çok önemli bir yer tutar. Islahat Fermanı'nın amacı, imparatorluk içindeki herkese Osmanlı yurttaşlığı vererek, yasalar önünde dine bakılmaksızın eşitlik sağlamaktı. Islahat Fermanı ile Batı'da dolaşan liberal düşünceler Osmanlı'ya girmeye başlayacaktır.

    Kırım Savaşı, İtalya birliğine giden yolu hızlandırmıştır. Savaşa asker göndererek Birleşik Krallık'ın sempatisi ve Fransa'nın etkin desteğini kazanan Sardinya-Piemonte Krallığı, savaşı izleyen yıllarda İtalya birliğini kuracaktır.



  • Kaynaklar .... :
    http://www.tsk.tr/8_TARIHTEN_KESITLER/8_8_Turk_Tarihinde_Onemli_Gunler/
    http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1r%C4%B1m_Sava%C5%9F%C4%B1