Seddülbahir Muharebeleri


Seddülbahir Cephesi, Çanakkale Savaşı'nın bir parçası olan Seddülbahir Çıkarması, 25 Nisan 1915 tarihinde Seddülbahir bölgesine beş ayrı noktadan yapılmıştır. Her iki tarafın da ağır kayıpları ile sonuçlanan saldırılar yapılmıştır. Sonuç olarak Haziran ayının sonlarında Osmanlı güçleri ilerlemeyi durdurmuş ve çıkarma başarısız olmuştur, daha sonra bu bölgede savaşın sonuna kadar kısıtlı ve etkisiz siper çatışmaları devam etmiştir.

Savaş öncesi

Gelibolu Harekatı için General Sır Ian Hamilton emrine verilen kuvvetler, 75 bin kişilik bir kuvvettir. Bu kuvveti oluşturan unsurlar şu şekildedir.

  • Azak Kolordusu 25.700
  • 29. İngiliz Tümeni 17.000
  • 1. Fransız Tümeni 16.700
  • 1. İngiliz Deniz Piyade Tümeni 10.800
  • Anzak Tugayı 4.800

    General Hamilton ve Müttefik yüksek komutanlığı çıkarmayı, yarımadanın güney ucunda yapmayı kararlaştırmıştır. Ancak 75 bin kişilik bu kuvvetin Seddülbahir Cephesi'ndeki dar kumsallara çıkartılma olanağı yoktu. Bu yüzden Anzak Kolordusu için başka bir çıkarma sahası belirlenmişti. Bu saha, Kabatepe ile Arıburnu arasındaki sahildir. Dolayısıyla Seddülbahir Cephesi'ne çıkartılan kuvvetler, General Hamilton emrindeki Anzak Kolordusu dışındaki unsurlardı.

    Osmanlı savunma düzeni


    Gelibolu Yarımadası ve Çanakkale Boğazı’nın Anadolu yakasının savunmasından sorumlu 5. Ordu Komutanı Mareşal Liman Von Sanders, emrindeki kolordulardan 3. Kolordu’yu Gelibolu Yarımadası’nda, 15. Kolordu’yu ise Çanakkale Boğazı’nın Anadolu yakasında tertiplenmiştir. 3. Kolordu’nun 5. ve 7. Tümenleri Saros Körfezi kıyılarında, (yarımadanın en dar kesiminde) 9. Tümen’ini ise Gelibolu Yarımadası’nın en güney bölgesinde konuşlandırmıştı. 5. Ordu ihtiyatındaki 19. Tümen ise Gelibolu Yarımadasının orta kesiminde tutulmaktadır.

    Gelibolu yarımadası’nın güney kesimi, Albay Halil Sami Bey komutasındaki 9. Tümen’in görev bölgesidir. Bu bölüm, Yarımadanın kuzey-batı sahilindeki -Arıburnu’nun kuzeyindeki- Azmakdere’den başlayıp güney-doğudaki morto Koyu’nun doğusundaki Eskihisarlık sırtlarına uzanıyordu. Burada Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı’nın Rumeli yakasındaki topçu kanadına dayanıyordu. 9. Tümen’in sorumlu olduğu kıyı şeridi yaklaşık 35 km. uzunluktadır.

    9. Tümen Komutanı Albay Halil Sami Bey, Mareşal Liman Von Sanders’in talimatı gereği birliklerinin ağırlıklı bölümünü derinlikte tutmaktadır. Sorumluluk bölgesinin kuzey kesimine ayrılan birlik, Yarbay Şefik Bey'in komutasındaki 27. Alay'dır. Alay'ın ikinci taburu Azmaktepe - Çamtepe arasındaki 12 km.lik kıyı şeridine yayılmıştır. Alay'in diğer iki taburu ise Eceabat batısındaki zeytinliklerde, ihtiyat olarak tutulmaktadır. Alay'ın dört tüfekli bir ağır makineli tüfek bölüğü bulunmaktadır. 2. Tabur, üç bölüğünü kıyılara yerleştirmiş bir bölüğünü de Kabatepe'nin 1,5 km. doğusuna ihtiyata almıştı. Alay komutanının Kabatepe'ye özel bir önem verdiği ortadadır. Öncelikle bu tepenin hemen kuzeyinde 1 km. genişlikte, çıkarma için çok uygun bir kumsal bulunmaktadır. Bu kumsala yapılacak çıkarma, tehlikeli derinlikte yelpaze gibi açılma olanaklarına sahipti. İlk adımda Topçular sırtı - Palamutluk sırtı'na yerleşen düşman kuvvetleri buradan, Kocaçimen Tepesi, Maltepe, Kilitbahir, Alçıtepe batısı gibi değişik yönlerde geliştirilebilirdi.

    Tümenin Binbaşı Kadri Bey komutasındaki 26. Alay’ını Seddülbahir bölgesinde konuşlanmıştır. Görev alanı Çamtepe'den Kerevizdere'ye kadar uzanan, yarım daire şeklinde, Yarımada'nın burun kesimiydi. 9. Tümen’in 26. Alay’ı Seddülbahir bölgesindedir. Alay’ın 1. Taburu Kumtepe bölgesinde, Binbaşı Mahmut Sabri Bey komutasındaki 3. Taburu’nun 10. Bölüğü Ertuğrul Koyu’nda, 12. Bölüğü ise Teke Koyu’nda mevzi almıştır.

    Tümenin diğer alayı olan 25. Alay geride bulunmaktadır.

    Ancak Müttefikler, Seddülbahir bölgesinde bir tümen kadar Osmanlı kuvveti olduğunu kabul etmektedirler. Çıkarma öncesinde yapılan gözlemler esasen bölgedeki Osmanlı kuvvetleri hakkında hemen hemen hiçbir bilgi sağlamamıştı. Mareşal Liman Von Sanders’in, gündüzleri kıtaların ortalıkta görünmemesi yönündeki emrine kesin olarak uyulmuştu. Çıkarma sonrasında sorgulanan Osmanlı esirleri de bölgedeki birliğin 9. Osmanlı Tümeni olduğu bilgisini vermişlerdir.

    Müttefik çıkarma planı


    General Hamilton Seddülbahir Cephesi çıkarmaları için Seddülbahir bölgesinde beş ayrı kumsal belirlemişti. Bu bölgedeki kumsalların dar olması nedeniyle beş ayrı noktadan çıkarma yapmak zorunlu olmuştur.

  • Sığırini (Morto) koyu – Hisarlık Burnu
  • Ertuğrul Koyu
  • Teke Koyu
  • İkiz Koyu
  • Zığındere Koyu

    General Sır Ian Hamilton’un savaş planında, Seddülbahir kumsallarına çıkarma yapan birliklerin Alçıtepe’yi ele geçirerek Kilitbahir platosuna ilerlemesi öngörülmüştür. Buradaki top bataryalarının susturulmasıyla Çanakkale Boğazı’nın girişi Birleşik Donanma'ya açılmış olacaktı. Seddülbahir bölgesindeki beş kumsala ilk dalga olarak (örtü kuvveti) 7 tabur çıkartılacak, 29. İngiliz Tümeni’nin diğer 5 taburu da hemen ardından ikinci dalga olarak karaya çıkacaktır. General d’Amade komutasındaki Fransız Tümeni’nin ise çıkarmanın ilk günü akşamı sahile inmesi planlanmıştır. Çıkarma planına göre saat 05:00’de
    başlayan hazırlık ateşi ardından saat 05:30’da örtü kuvveti karaya çıkmaya başlayacaktır. Bu işlem saat 07:00 dolaylarında tamamlanacak, ikinci dalga çıkarmaya başlanacaktır. 29. İngiliz Tümeni’nin savaşçı unsurları saat 08:30 dolaylarında karaya çıkmış olacaktır.

    Beş çıkartma kumsalından merkezdeki üçü (İkiz Koyu, Teke Koyu ve Ertuğrul Koyu), ana çıkarma bölgesi olarak düşünülmüştür. Bu kumsallara, 29. İngiliz Tümeni’nin General S.H. Hare komutasındaki 86. Tugayı, asıl örtü kuvveti olarak çıkacaktır. Bu koyların her iki yanındaki Zığındere ve Hisarlık çıkarmaları, merkezdeki saha darlığı nedeniyle gerekli görülmüştür. Bu koylardaki çıkarma unsurları, merkez bölümün kendi hizalarına kadar ilerleyene kadar konumlarını koruyacaklar, bundan sonra ileri harekata katılacaklardır.

    Çanakkale Muharebeleri, denizde ve karada olmak üzere dokuz ay sürmüş ve çok şiddetli çarpışmalara sahne olmuştur. İngiliz Deniz Bakanı Winston Churchill’in önerileri doğrultusunda cephenin açılmasını kabul
  • eden İngiliz Hükûmeti, 17 Şubat 1915’te Boğaz’ın donanmayla geçilmesine karar vermiştir. İlk bombardıman 19 Şubat 1915 sabahı başlamıştır.



    Ancak İtilaf devletleri donanması o gün istediği sonucu alamamıştır. Daha sonra da Boğaz’dan bombardımana devam edilmiştir. Boğaz’a en büyük saldırı 18 Mart 1915’te yapılmıştır. O gün yapılan muharebede ise Müttefik donanmasından üç muharebe gemisi (İrresistable, Ocean, Bouvet) batmıştır. İki muharebe gemisi ve bir muharebe kruvazörü de (Inflexible, Gaulois, Suffren) ağır hasara uğramış, mayınlar da onlara son darbeyi vurmuştur. Böylece Müttefik donanmasının Boğaz’ı terk etmesiyle tarihin bu büyük “Boğaz Muharebesi” Türklerin kesin zaferiyle sonuçlanmıştır.



    Müttefik Kuvvetlerin Karaya Asker Çıkarmaları  

    18 Mart yenilgisinden sonra Müttefikler, karaya asker çıkarmak suretiyle Gelibolu Yarımadası’nı ele geçirmeye karar vermişlerdir. 25 Nisan 1915’te Müttefik kuvvetler, Seddülbahir ve Arıburnu’na donanmanın ateş desteği altında asker çıkarmaya başlamışlardır. Seddülbahir’de, Sarıtepe güneyi, İkiz Koyu, Teke Koyu, Ertuğrul Koyu, Morto Koyu’na çıkarma harekâtına başlamışlardır. İlk hedef olarak Alçıtepe ele geçirilecek, Kilitbahir platosuna ilerlenerek merkez tabyaları susturulacak, boğaz giriş bölgesi elde edilecekti.

    Seddülbahir kıyılarına çıkarma yapan İngiliz kuvvetleri, bu kıyıları savunan kahraman Türk askerinin çok şiddetli mukavemeti ile karşılaşmışlardır. Bu çıkarma sırasında 26’ncı Alayın 3’üncü Taburu da her türlü takdirin üzerinde bir cesaret ve kahramanlıkla Müttefik kuvvetlere karşı mücadele etmiştir. Bu taburun komutanı Binbaşı Mahmut Sabri Bey, taburun yarı mevcudunu kaybettiği hâlde çekilmeyi düşünmemiş ve karşı taarruzla zafer azim ve kararını muhafaza etmiştir. Bu sırada Alaya bağlı beş mangadan oluşan bir takıma, başında subay kalmadığı için Ezineli Yahya Çavuş komuta etmiş ve Ertuğrul Koyu’nu 12 saat savunarak çıkarma yapan İngilizleri bertaraf etmiştir.

      Seddülbahir Bölgesi   Seddülbahir Bölgesinde Türk Askerleri
    1962’de Seddülbahir köyünün iki km batısında Göztepe mevkiinde Yahya Çavuş ve arkadaşları için inşa edilen anıta yazılmış olan:

          “Bir kahraman takım ve Yahya Çavuş’tular
          Tam üç alayla burada gönülden vuruştular.
          Düşman tümen sanırdı bu şahane erleri
          Allah’ı arzu ettiler, akşama kavuştular.”
    sözleri Yahya Çavuş ve nice Yahya Çavuşları anlatmaktadır.
    Yahya Çavuş Anıtı
    25 ve 26 Nisan günlerinde, Türk askerinin direnişi karşısında çok büyük zayiat veren İngiliz kuvvetleri hedefleri olan Alçıtepe’yi ele geçirememişlerdir. Donanmanın ateş desteği ve takviyeler ile kıyıda tutunabilmişlerse de bu mevkii ele geçirmek amacıyla birkaç kez daha girişimde bulunmuşlardır. Bu amaçla tekrar harekete geçen 2 İngiliz, 1 Fransız tugayından oluşan Müttefik ordusu, 28-30 Nisan 1915 tarihleri arasında yapılan 1’inci Kirte Muharebesi’nde Türk askerinin savunması karşısında başarısızlığa uğramış ve ilk mevzilerine geri dönmek zorunda kalmıştır. 2’nci Kirte Muharebesi’nde (06-08 Mayıs 1915) de 2 tümenle taarruza başlayan Mütetfik kuvvetleri Türk birliklerinin karşı taarruzlarıyla geri püskürtülmüştür.
    Çanakkale’de Türk Topçuları
    Arıburnu Cephesi’nde Türk birliklerinin 19 Mayıs’ta başlattığı taarruzun başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Müttefik kuvvetlerin komutanı General Hamilton, bu durumdan yararlanarak Yassıtepe-Alçıtepe hedeflerini ele geçirmek amacı ile taarruza karar vermiştir. Taarruzunun ara hedefi olarak üçüncü defa Kirte köyüne yönelmişlerdir. 3’üncü Kirte Muharebesi (04-06 Haziran 1915) olarak adlandırılan bu muharebede, İngiliz ve Fransız kuvvetleri mevzilerimize 200 - 400 metre kadar girmişse de Türk ihtiyat birlikleri devreye girerek kısa zamanda bu girmeleri durdurmuştur. Bundan sonra Fransız Kolordusu, Kerevizdere sırtlarına yönelmiştir. 21-22 Haziran 1915 tarihleri arasında yapılan 1’inci Kerevizdere Muharebesi’nde, Türk savunması karşısında Fransız taarruzları bir sonuç vermemiştir.
    Şehitlik; 4-6 Haziran 1915’te yapılan 3 ncü Kirte Muharebesi’nde şehit düşen askerlerimiz adına 1915 yılında inşa edilmiştir.
    Havuzlar Şehitliği
    Şehitlik; 21 Haziran 1915’te yapılan Kerevizdere Muharebelerinde şehit düşen askerlerimiz adına 1960’ta inşa edilmiştir.
    Zığındere Şehitliği (Nuri Yamut Anıtı)
    Şehitlik; 28 Haziran-5 Temmuz 1915’te yapılan Zığındere Muharebelerinde şehit düşenler adına Korgeneral Nuri Yamut tarafından 1943 yılında yaptırılmıştır.

    Seddülbahir bölgesi muharebeleri içinde Türklerin en çok zayiat verdikleri muharebe, 28 Haziran-05 Temmuz 1915 tarihleri arasındaki Zığındere Muharebesi’dir. Zığındere’yi ele geçirmek isteyen İtilaf kuvvetleri bu muharebede hedeflerine ulaşamamışlardır.

    Kerevizdere sırtlarını ele geçirmek için deniz ve kara topçularınca desteklenen İngiliz ve Fransız tümenleri tekrar taarruza geçmişlerdir. 2’nci Kerevizdere Muharebesi (12-13 Temmuz 1915) olarak adlandırılan bu muharebede Türk kuvvetlerinin karşı taarruzları ile İtilaf kuvvetlerinin ilerlemesi durdurulmuştur. Seddülbahir bölgesindeki harekât, diğer bölgelerde olduğu gibi Ağustos ayından itibaren mevzii muharebesine dönüşmüştür.

    Çanakkale Savaşı sonunda, İtilaf devletleri denizden ve karadan Boğazı aşamayarak Aralık 1915’ten itibaren çekilmeye başlamışlardır. 8-9 Ocak 1916 gecesi, Seddülbahir’deki son birliğin de geri çekilmesiyle Çanakkale Cephesi’ndeki muharebeler Türklerin zaferiyle sona ermiştir.


    “Çanakkale Geçilmez” özdeyişini tarihe, "Çanakkale Geçilmez" övüncünü Türk ulusuna armağan eden büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK başta olmak üzere Çanakkale’nin eşsiz kahramanlarını, Türk ulusunun ve ordusunun yiğit evlatlarını minnet ve şükranla anıyoruz.



    Kaynak .... :
    http://www.tsk.tr/8_TARIHTEN_KESITLER
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Sedd%C3%BClbahir_Cephesi