I tipi mi, yoksa T tipi ve pi bilim mi?
Doç. Dr. İbrahim ORTAŞ
Ç. Ü. Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü, 01330, Adana,


Son yıllarda dünyadaki eğitim modelleri tartışılırken aynı zamanda bilimsel çalışma yöntemleri veya bilim insanlarının kişisel bilimsel dünya görüşleri yönünden aralarında derin farklılıklar gösterdikleri görülmektedir. Bu farklılıklar uzun zamandır felsefi boyutta tartışılmakta ve çalışma prensipleri bazı harflerin duruş şekilleri ile eşleştirilmektedir. Bunlar felsefi tartışma boyutunda I, T ve p (Pi) olup bu disiplinleri benimseyen bilim insanları da I veya T tipi bilim insanları olarak tanımlanmaktadırlar.

Yakın geçmişe kadar bilim insanı tipi çoğunlukla halk arasında ‘alim’ olarak adlandırılan, her konuda bilgisi olan kişi olarak nitelendiriliyordu. Bilim, sanat, tıp ve matematikten anlayan kişilerin tanımı geçen yüzyılda spesifikleştirilmesiyle dar bir alanda derinlemesine bilgi sahibi olma sürecine girmiştir. Aristo, İbnis Haldun, Amper, Mimar Sinan, Leonardo da Vinci gibi bilginlerin, her konuda derinlemesine bilgi sahibi kişilikler olarak bulundukları zamandan günümüze kadar etkileri halen devam etmektedir. Bu tür bilim adamları birden çok alanda derinlemesine bilgi sahibi olurken bir köprü aracılığı ile doğanın dinamiklerini aynı alana uyarlayabilmişlerdir. Mimar Sinan jeoloji, jeofizik, inşaat, mimarlık, akustik, optik ve renk bilgisi konusundaki bilgilerini bir araya getirerek muhteşem eserlerini (Selimiye, Sülemaniye camileri) yaratmıştır.

Bazı disiplinlerin tek başına derinlemesine incelenmesi gerektiği durumlarda uzun yıllar aynı konu üzerinde çalışmalar yapıldığı bilinmektedir. Bu, I tipi çalışma yöntemi olarak değerlendirilmektedir. Örneğin kimyasal bir besin elementinin değişik bitkilerdeki beslenme etkisi veya bu besin elementinin insan sağlığındaki etkileri derinlemesine araştırılabilir. Bu tür araştırmalar ciddi olarak çalışıldığında bilimsel bilgi birikimine önemli katkılar yapabilmişlerdir. Bu tüme varım ilkesine uygun olarak tek tek olaylar üzerinde çalışarak derinlemesine bilgi sağlayan bir yöntemdir. Özellikle ikinci dünya savaşı öncesi ve sonrası koşullarında bilimsel çalışmalar insanlığın çıkarlarından çok yoğun şekilde askeri amaçlara yönelince ABD ve Eski SSCB’lerinde dışarıya kapalı laboratuvarlarda tek konu üzerinde çalışan ve kendisine verilen görevin dışında bilgi sahibi olması istenmeyen insan tipleri üretilmeye çalışılmıştır. Elde edilen bilgiler bilim insanlarından ve kamuoyundan saklandı. Uzay çalışmaları ve benzer konulardaki bilgiler kamuya açılmadığı gibi tek taraflı olarak karşıdakini yok etmeye yönelik amaçlar için kullanılmıştır. Durum böyle olunca bilim casusluğu ve entrikalar bilimin barışçıllığını zedelemiştir. Doğal olarak bunun yarattığı sonuç çok fazla alanlarda bilgi sahibi olmayan, yalnızca belirli konuda araştırma yapan ve bulgularını yayınlayan insan tipi olmuştur. Bu tip bilim insanlarının derinlemesine ilerledikleri için bazı alanlarda önemli başarılar sağlandığı da olmuştur. Bu tür I tipinin bacakları ince ve uzun olmaktadır. Bacakları kısa ve kalın olanlar ise belirli bir konuda daha yüzeysel olarak işlev görmektedirler. I tipi insanlar yalnız tek konuda bilgi sahibi oldukları için kendi alanları dışında meydana gelen bir alanda fikir yürütemediği gibi yeni bir değişimi de görememektedir. Bu tip bilim insanları yerine belirli konularda bacakları uzun I' ların bir araya gelerek oluşturdukları çalışma grupları ve disiplinleri aracılığı ile oluşan yapılar yer almaktadır.

Bir diğer yöntem ise günümüzde grup çalışması olarak da sık sık başvurulan
p (Pi) tipi olup, değişik disiplinlerde derinlemesine çalışma yürüten alanların bir köprü aracılığı ile oluşturdukları bir yöntemdir. Örneğin bir fizikçi, makine mühendisliği bilgini ve ortopedistin bir araya gelerek bacağı kopan bir mayınzedeye bir protez geliştirmesi gibi. p tipi çalışma yöntemi günümüzde yeni çalışma alanlarının oluşması anlamında daha başarılı olduğu bilinmektedir. Tümdengelim ve tüme varım metotlarını aynı anda işlettikleri için bilimsel bakış açısından en çok başvurulan yöntemlerden biridir. I tipi bilim insanları güçlerini birleştirip bir köprü ile bir araya gelip yeni disiplinler yarattıkları zaman daha başarılı olmaktadırlar. Arkeometri, mekatonik, sibernetik, egronomy, endüstri ve ekolojik gibi değişik disiplinlerdeki ince I’lar yan yana gelip doğadaki farklılıkları daha iyi algılayarak daha önce hazırlanmamış ürünler yaratmaktadırlar. İşte p tipi olarak adlandırılan anlayış diğer bir deyişle bütünsel interaksiyonlar, ekip çalışması olarak adlandırılmaktadır. Tabii I tipi bilim insanlarından bu yöntemi benimseyenlerinin bir araya gelmesi ile daha başarılı olacağı beklenilmektedir. p tipi ekip çalışmaları artık bir zorunluluk haline gelmiş ve toplam kalite unsuru içerisinde birlikte çalışmanın bir işlevi olarak adlandırılmaktadır. Örneğin iyi bir bilgisayar robotçunun, bir tarım makineleri mühendisi ve bitki yetirtircinin birlikte meyve toplayan alet geliştirmeleri, veya bir fizikçinin, elektronik uzmanının ve iç hastalıkları doktorunun hastanın midesinin endoskopi ile incelemesi bu tür birlikteliklerin sonucu oluşmuştur.

T tipi bilim insanları:

Birbiriyle bağlantılı bir çok alanda genel bilgi sahibi olduğu gibi bir konuda da derinlemesine bilgi sağlamak ve bilimsel bir bakış açısı kazanmak için yürütülen metot ise T tipi metot olarak değerlendirilmektedir. Örneğin Ziraat Mühendisliği Eğitimi doğanın önemli sorunların bünyesinden taşıması topraktan-insana zincirinin üzerindeki bir çok halkanın bağımsız ve aynı zamanda birbiri ile olan sıkı ilişkileri nedeniyle genelci bir yaklaşım tarzından eğitilmeleri gerekmektedir. Ekoloji gibi doğal çeşitlilik içerisinde bir faktörün etkisinin araştırılması; yada bal arılarının bitkisel üretimde üstlendikleri rolün bilimsel olarak araştırılması gibi örneklerle ifade edilebilir. Bu daha çok tümdengelim ilkesine uygun olup genelden özele doğru bir çalışma metodu olarak da kabul edilir. Tabii son yıllarda Albert Einstein döneminde başlayan geniş bir bilgi birikimine sahip fakat belirli bir konuda da araştırma yapan ve daha derin bilgiye sahip insan tipi olan T tipi insan daha çok alanda bilgi sahibi olduğu için sentezleme ve analiz etme yeteneği yüksek olan insan tipidir. T tipi bilim adamı Albert Einstein’ın belirttiği gibi ‘ Bilim hazır kafalara şans tanır’ ifadesine uygun düşmektedir. Bu tür bilim insanları daha geniş bir alanda bilgi sahibi oldukları gibi gereksinim olduğu zaman alanda derinlemesine çalışabilmektedirler. Daha çok felsefi bakış açısına sahip bilim insanları T tipi bilimsel çalışmayı tercih ettikleri için T tipi bilim insanı olarak adlandırılmaktadır. Bu tür bilim insanlarının olayları görme ve sentez yapma şansı daha yüksek olmaktadır. T tipi bilim insanları da bir araya gelerek p çalışma disiplini oluşturabilmektedirler. Japon eğitim sisteminde ve şirketler sisteminde genelde T tipi tercih edilmektedir. Bizde ise ülkemizin belirlenmiş ve izlenen bir bilim politikası olmadığı için kurumların ve kişilerin bakış açıları tamamen kişiye bağlı olarak yürütülmektedir. Hal böyle olunca bilim yapan insanların çalışma disiplini ve felsefi bakış açıları birbirinden farklı olmaktadır. Bu konudaki görüşlerimi bir başka sayıda anlatacağım. Bu konudaki görüş ve eleştirileriniz yaralı olacaktır.




Kaynak ...:
http://gunluk.ismailari.com/2008/10/bir-insani-bilim-insani-yapan-sey/