Emniyet Kemeri
Hv.Ulş.Kd.Bçvş. Abdi GEÇEN Hv.Tek.Ok.K.lığı


Ulaşım, çağımızın gereklerindendir. Kara ulaşımı için imal edilen taşıtları sürücü ya da yolcu olarak kullanı-yoruz. Kurallara uygun kullanıldığında otomobil çok güzel bir taşıttı›r. Resim çektirirken de güzeldir. Hareket ettiği andan itibaren o araç, adeta cinayet aletidir. Sürat arttıkça bu yaratık canavarlaflmaya başlar. Otomobil sağlamdır ama durduğu yerde sağlamdır. Hızlandığı oranda mukavemeti azalır. Belirli bir hızdan sonra çarpıştığında ise; yamulurken karton, keserken jilet, ezerken pres gibidir, unutmayal›m. Eğer direksiyonunda oturan kişi onu aklı ile kullanmayı becerebiliyorsa o araç; hem güzeldir, hem güvenlidir, hem de sevimli bir dosttur.

Emniyet kemeri, ulaşım araçlarında yolcuların güvenliklerini sağlamak üzere otomotiv üretici firmaları tarafından hazırlanmış ve insanların ulaşım sırasında can güvenliklerinin sağlanmas› amacıyla kullanılan
düzenektir.

Tarihçe

1700’lü yıllarda çocukların at arabalarından düşmesini önlemek için kullanılmaya başlandı. 1903 Fransız Gustave LIEBAU emniyet kemerini tasarladı ve patentini aldı.

1958 İsveç'teki Volvo Fabrikasında mühendis olan Nils BOHLIN üç noktalı emniyet kemeri olarak bilinen sistemin patentini aldı.

1959 İsveç'te Volvo firması ön koltuk için üç noktalı emniyet kemerini standart olarak sundu.

1980 Mercedes-Benz sürücü yan hava yastığı, diz destek hava yastıklarını üretmeye başladı ve bütün 3 noktalı emniyet kemerlerine esneme mesafesi konuldu.

TÜRKİYE: 01.01.1992 tarihinden itibaren "şehir içi yollarda da ticari otomobil ve minibüsle yolcu taşımacılığı yapan araç sürücüleri hariç, otomobil ve otomobil gibi tescil işlemi gören arazi taşıtları ve minibüs gibi taşıtların sürücüleri ile ön koltuğunda oturan yolcularına" emniyet kemeri takma zorunluluğu getirildi.

TÜRKİYE: Yukarıda söz edilen araçlar ve ülkemizde üretilen araçlar ile yurt dışından ithaline izin verilenlerine 3 aylık süre tanındı. Bu süre 11.01.1995 tarihinde sona erdi. Bu süre sonunda arka koltukta emniyet kemeri kullanımı uygulamasına geçildi.

NE ZAMAN NEREDE VE NASIL EMNİYET KEMERİ?


Emniyet kemerinin çalışma prensibi, frenleme veya çarpışma anında sürücü veya yolcu üzerine etkiyen kuvvetin, kemer aracılığıyla vücuda yayılarak etkisiz
hale getirilmesini sağlamaktır. Böylelikle vücut koltuğa sabitlenmiş olur. Bunun sonucunda da çarpmalardan kaynaklanan yaralanma ve ölümler önlenmiş
olur. Ancak bu sadece emniyet kemerinin doğru kullanımı sonucu mümkün olabilmektedir.

Peki Emniyet Kemerinin Doğru Kullanımı Nasıl Olacaktır?


Emniyet kemeri vücudunuzu iki ayrı hat üzerinden kavrar. Bunlardan birisi omuzdan ve göğüs kafesi üzerinden geçen çapraz hattır. Diğeri ise belimizin
hemen altında leğen kemiği üzerinden geçen hattır.

Emniyet kemeri, sürücü veya yolcu üzerine etkiyen kuvveti göğüs kafesi ve leğen kemiği aracılığıyla gövdemize yayar.

? Emniyet kemeri gö¤üs kemiğinin üzerinden çapraz bağlanmalı.
? Kaburgalar üzerinde olmamalı (koltuk altından geçirilmemeli.)
? Göğüs kafesi içerisindeki kalp ve akciğer gibi hayati organlar riske edilmemelidir.
? Karın bölgesinde leğen kemiğini sarmalıdır.
? Kemerin karın bölgesi üzerinde olması mide, karaciğer ve bağırsaklara basınç uygular. Ani ve sert frenleme ya da kaza anında bu organlar çok ağır tahribata uğrar.
? Emniyet kemeri ile vücudumuz arasına hiçbir cisim koymayınız.
? Emniyet kemeri vücudunuzu sıkıca sarmalıdır.
? Koltukta doğru oturmalıyız.

Bazı yeni nesil araçlarda emniyet kemeri ikaz düdü¤ü kullanılmıştır. İnsanlarımız bunun içine önlemi almıştır. Cihazı yanıltmak için ya fazladan emniyet
kemeri tokası takılıyor (aracın emniyet kemeri yayı bozulmaması için) ya da emniyet kemeri sürekli takılı duruyor.

Diğer yanlış ise trafik zabıtasını yanıltmak için takılı olan emniyet kemerinin bel kısmının sürücünün arkasında kalması, çapraz gelen kısmın başın üzerinden
geçirilerek bağlanmasıdır.

Pasif güvenlik sistemlerinden biri olan hava yastıklar saatte 158-340 km/saat hızla şişmektedir. Yüzdeki temasta hız yaklaşık 74-296 km/saattir. Bu durumda emniyet kemeri takmamış sürücü çarpışmadan sonra ileriye hareketi devam etmekte, hızla şişen hava yastığı ile çarpışarak boyun kırılması ile ölümmeyda- na gelmektedir.

Şu nokta kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Hava yastıkları, emniyet kemerleri ile birlikte verimli olan yardımcı güvenlik sistemleridir ve kesinlikle tek başlarına koruyucu değildir.

Yapılan araştırmalar, emniyet kemeri kullanılmaması durumunda 30 km/saat hızda olan çarpışmalarda vücutta oluşan hasarı 1 birim olarak tanımlarken,
50 km/saat olan çarpışmalarda bu hasar 9 birime çıkmaktadır. Emniyet kemeri kullanıldığında ise böylesi bir hasar oluşumu söz konusu olmamakta veya
büyük oranda engellenebilmektedir.

Emniyet kemeri kullanımı, kaza sonrası özel araçlar içinde meydana gelen ölümleri % 45, ağır yaralanmaları ise % 50 azaltmaktadır. Emniyet kemerinin aynı şartlarda hafif kamyon sürücüleri üzerindeki etkileri ise daha çarpıcıdır. Çünkü emniyet kemeri kullanımı araç içi ölümlerini % 60, ağır yaralanmaları ise % 65 azaltmaktad›r.

Ölümle sonuçlanan kazalarda oluşan yaralanmalar incelendiğinde yoğunlaşma, % 48 ile baş-boyun yaralanmalar›, % 37 ile göğüs-karın-kalça yaralanmaları
ve % 8 ile omurga ve göğüs duvarı yaralanmaları üzerinde oluşmaktadır. Emniyet kemeri kullanımı bu olumsuz etkileri asgariye indirmekte son derece
etkin bir role sahiptir.

Bir çarpmada emniyet kemersiz ve baş arkalıksız sürücünün
darbe hareketleri
80 Km/Saat Hızla Duvara Çarpma Sonucu Olanlar

¦ Çarpışmadan 26 milisaniye sonra ön tamponlar araca gömülür. Araç kendi ağırlığının 30 katı kadar bir kuvvetle frenlenir. Sürücü ve yolcular kemer ile
bağlı değillerse 80 km sürat ile araç içinde harekete devam ederler.
¦ 39 milisaniye sonra sürücü koltuğuyla beraber 15 cm öne doğru fırlamıştır.
¦ 44 milisaniye sonra sürücü göğüs kafesiyle direksiyona çarpar.
¦ 50 milisaniye sonra araç ve içindekiler üzerinde etkiyen yavaşlatıcı kuvvet 80 G’ye ulaşır. (yani kendi ağırlıklarının 80 katı büyüklükte bir kuvvet üzerlerinde
etkir)
¦ 68 milisaniye sonra sürücü 9 TONLUK bir kuvvetle gösterge paneline çarpar.
¦ 92 milisaniye sonra sürücü yanındaki yolcuyla beraber aynı anda kafasını ön cama çarpar, yolcu bu çarpmayla kafasına ölümcül bir darbe alarak camdan
dışarıya fırlar.
¦ 100 milisaniye sonra direksiyon tarafından tutulan sürücü tekrar aracın içine düşer.
¦ 110 milisaniye sonra araç yavaşça geriye çekilmeye baslar.
¦ 113 milisaniye sonra sürücünün arkasında oturan yolcu sürücü seviyesine yükselir ve kafasıyla sert bir darbe yapar aynı anda kendisi de ölümcül bir
darbe almıştır.
¦ 150 milisaniye sonra tekrar sessizlik egemen olur cam, çelik, plastik parçaları yere düşer.

Aracınıza oturdu¤unuz andan itibaren sürücü koltuğu size uygun ayarlı ise ilk işiniz emniyet kemerini doğru şekilde bağlamak ve yolculara da bağlatmak
olmalıdır.

Emniyet kemerinizin yükseklik ayarını yapmalısınız. Emniyet Kemerlerinin yükseklik ayarları yapılmadan kullanılması sırasında, karışabileceğiniz küçük bir kazada bile, köprücük kemiklerinde kırılmalar, boyunda kesikler, göğüs kafesinde zedelenmeler oluşabilir.

Emniyet kemeri gergin konuma geçtiğinden itibaren zarar vermemesi için gömlek cebinizde; çakmak, gözlük, kalem, cep telefonu vb. bulundurulmamalıdır.

Emniyet kemeri taktığımızda kravat emniyet kemerinin üstüne çıkarılmalıdır.

Hamile bayanlar emniyet kemerinin alt kısmını karnımın alt bölgesine gelecek şekilde konumlandırmalıdır.

Çocuklar arka bölümde çocuk koltuklarında emniyet kemeri bağlı konumda oturmalıdır.

Emniyet kemerini takmadan aracı çalıştırmamamız gerekir. Bu alışkanlığı kazanmalı ve aracımıızla 100 metre ileriye gidecek olsak bile emniyet kemerini
kullanmalıyız. Kaza geçirmeyeceğimizi kimse garanti edemez. Aracınızı güvenli kullandğınızı düşünebilirsiniz. Peki ya trafikte karşıdan gelenler?

Emniyet kemeri kullanmayan sürücülerin büyük bir bölümü, kaza sonrasında kemer sebebiyle araçtan çıkamamaktan çekindikleri için emniyet kemeri kullanmadıklarını söylemektedir.

Ancak bunu ileri sürerken kaza sonrası araçtan çıkabilmenin ilk şartı bilincimizin yerinde olmasıdır.

Varsayalım bir kaza oldu ve kaza sırasında emniyet kemeri kullanmıyordunuz. Emniyet kemeri kullanmamaktaki amacınız neydi? Kaza sonrası araçtan çıka-bilmek.

Peki, emniyet kemersiz olarak onca kuvvete maruz kalıp, kafanızı ve gövdenizi araç içinde neresi rast gelirse çarptıktan sonra, üstünüzü başınızı silkeleyip
araçtan çıkabileceğinizi mi düşünüyorsunuz?

Kaza sonrasında bulunabileceğiniz en güvenli ortam yine aracınızın içidir. Emniyet kemeri kullanmamanız durumunda büyük bir olasılıkla çarpışma sırasında vücudunuza etkiyen kuvvetin etkisiyle ön camdan araç dışına fırlarsınız. Takılmayan emniyet kemeri büyük olasılıkla da ölmenize neden olacaktır.

Kaza sonrasında hadi yangın çı›karsa kemer araçtan çabuk çıkılmasına engel olur mu? Bu sorunun ilginç cevabını birlikte inceleyelim.

Kimi sürücüler kaza sonrası oluşabilecek yangın ve benzeri durumlarda araçtan derhal kaçabilmek için emniyet kemeri kullanmamakta ısrarcı olmaktadırlar. Ancak bu tür kazalar, yani araçta patlama, alev alma gibi durumların yaflandığı kazaları n binde birler mertebesinde olduğunu göstermektedir.

Ayrıca şu konu kesinlikle unutulmamalıdır. Kemer kullanmaması sonucu kaza sırasında pek çok darbe almış kişinin bırakın araçtan çıkmayı, tıbbi yardım olmaksızın belki de yaşaması mümkün olmayacaktır.

Neden insanlar şehir içinde emniyet kemeri kullanmak istemezler?

Genel olarak sürücüler emniyet kemerlerini, uzun süreli ve özellikle de şehirlerarası yolculuklarda kullanmayı yeğlerler. Özellikle de araçlarının maksimum
hızını denemek için en uygun mekan olarak gördükleri otoyolları kullanacakları yolculuklar öncesinde, emniyet kemerlerini adeta bir otomobil yarışçısı edasıyla takarlar.

Oysa ki araştırmalar şehir içi yollardaki kaza riskinin, şehirlerarası yollar veya otoyollara oranla çok daha yüksek olduğunu göstermiştir. Bu da çok doğaldır. Çünkü araç yoğunluğunun çok olduğu ve buna ek olarak yaya trafiğinin s›kça görüldüğü şehir içi yollarda kaza riskinin yüksek olması beklenen bir sonuçtur. Otoyollarda 1 birim olan kaza riski şehirlerarası yollarda 3 birim iken şehir içi yollarda 5 birim olmaktadır. Bu sonuç şehir içi trafiği içinde emniyet kemeri kullanılmamasının ne derecede hatalı olduğunu göstermektedir.

Ülkemizde yakın geçmişten örnekler verelim.


2005 yılında bir sürücü Adana’dan Ankara’ya gece yolculuğu yaparken ön yolcu koltuğunda uyuyan oğlunun rahat etmesi için emniyet kemerini çözmüş; birkaç kilometre sonra park lambaları arızalı kamyonu fark edemeyerek arkadan çarpmıştır. Kazada üç kişi yara almadan kurtulurken, sadece sürücünün oğlu hayatını kaybetmiştir.

Yine 2005 yılında bir bayan sürücünün kullandığı araç park halindeki iki aracın arasına park etmek istemifl aracını kaldırıma çarparak bitkisel hayata girmiştir.
Nedeni emniyet kemerini kullanmamasıdır. Bu sonuç sadece 10 km/saat’in altındaki bir hızda oluşmuştur.

Unutmayalı m ki TRAFİKTE KURALLAR KANLA YAZILMIŞTIR. Kural ihlallerine bir örnek olmamak için kurallara uymalıyız

Bu bilgiler ışığında araca bindiğimizde aracı hareket ettirmeden önce kesinlikle emniyet kemerini doğru şekilde bağlamalı ve aracımızı tamamen durdurma-dan çıkartmamalıyız. Emniyet kemeri kullanmadan kazaya karışlmış ve aracınızda yaralanma ya da ölüm olayı olmuş ise kanunlar sizi masum görse de
birinci derecede sorumlusunuz.

“Aracın hareketinden önce her zaman” EMNiYET KEMERi .

























Kaynak ....:
http://www.hvkk.tsk.tr/PageSub/CokluOrtam/hvdergi/edergiekim2008.asp